Kars'ın Etno-Botanik Mirası

Kagizman, Akdam Köyünden Hüsniye Turan şifalı otların kullanımıyla ilgili bilgiler verdi

 

Birçok farklı etnik topluluk, her biri farklı bitki kullanım gelenekleriyle, Doğu Anadolu topraklarını dokuyor. Ne yazık ki, bir zamanlarin bunca yararlı bilgi kaynağı yaşlılarla birlikte kayboluyor. Anatolia Foundation ekibi Kafkas Üniversitesi Botanik Bölümü öğrencileriyle 2007 yılından beri alan çalışmaları yürütmekte. Dr. Fatma Güneş önderliğinde öğrenciler  yaşlılardan ve şifacılardan geleneksel bitki kullanımı üzerine bilgiler toplayıp derlediler. Halkı bu konuyla ilgili bilgilendirmek adına, bir yandan veri toplanırken bir yandan da ziyaret edilen köylüler proje ve kendilerini çevreleyen bitkilerin önemine dair bilgilendirildi. Halk hekimliğinde kullanılan bazi bitkiler, İstanbul Üniversitesi Botanik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Neriman Özhatay ve ekibi tarafından bilimsel olarak tanımlandı, bu bilgiler kayıt altına alındı.

Gölnaz Karakurt, Çakşır ( Ferula orientalis) yıkıyor...

Esmeçayır Köyü, Mırcalık(Trogopogon aureus) ; Akgöz Yaylası, Sarıkamış,Yabani Soğan (Allium spp)

 

KARS YÖRESİ ETNOBOTANİK ÇALIŞMALARI

Kafkas Üniversitesi, Botanik Bölümü Anket Raporu


"Bu çalışma Kars'ın ilçelerine ait 8 köyde doğal olarak yetişen, yenen ilaç olarak kullanılan yabani bitkilerin bazılarını içermektedir.Yöre halkı ile yapılan anketlerle  elde edilen bilgiler ve materyaller değerlendirilmiştir. Halk tarafından kullanılan bitkiler  toplanarak  herbaryum örnekleri hazırlanmıştır. Bu örnekler Kafkas Üniversitesi Fen-Edebiyat  Fakültesi Biyoloji Bölümünde saklanmaktadır.Kullanılan bitki örneklerinin bir  kısmı Flora of Turkey esas alınarak tür tayinleri yapılmıştır.Yörede kullanılan 45 takson, Latince isimleri,familyaları, yöresel adları ve yörede kullanım şekilleri Tablo 1-2 de gösterilmiştir."

Tablo 1: Kars ilinde gıda olarak önerilen bitkilerden örnekler

Yöre no Latince adı Yerel adı Familyası Kullanılan kısım Kullanılma şekli Kullanılma amacı
1. Trogopogon porrifolius Mırcalık Compositae Kök Soyularak yenir. Gıda

1.
Lathyrus tuberosus Kuş konmaz Leguminosae Meyve Çiğ olarak yenir. Gıda

1.
Rumex sp. Dırşo Polygonaceae Yaprak Çiğ yenir. Gıda

1.3.
Apia malabia Kelemenkeşir Umbelliferae Gövde ve yaprakları Turşusu yapılır. Gıda
1.6. Trogopogon aureus Yemlik Compositae Yaprak Turşusu yapılır. Gıda
3. Ferula orientalis Çakşır Umbelliferae Tüm bitki Turşusu yapılır. Gıda
3. Arthemisia absinthium Süpürge otu Compositae Gövde Soyularak yenir. Gıda
3. Plantago major Belhevis Plantaginaceae Yaprak Hafif haşlanıp sarma yapılır. Gıda
4. Capsella bursa Acıgıcı Curciferae Yapraklar Çiğ tüketilir. Gıda

5.
Rumex potientia & Urtica dioica Evelik ve ısırgan Polygonaceae & Urticaceae Yaprakları Salamura yapılır. Gıda
5. Alliaria petiolata Dida Cruciferae Gövde Yemek yapılır. Gıda
5.8. Heracleum pastinacifolium Kabalak, devetabanı Umbelliferae Kök Soyulup yenir. Gıda
6. Bellevolia sarmatica Kır çiçeği Liliaceae Soğan ve çiçek Gençken yenir. Gıda
6. Eryngium bilardieri Su dikeni Umbelliferae Gövde Soyulup yenir. Gıda
6. Chenopodium sp. Kazayağı Chenopodiaceae Tüm bitki Kavurması yapılır. Gıda
6. Vicia canescens Küllür Leguminosae Meyve Çiğ olarak yenir. Gıda
6. Salvia ceratopylla Öküz pöçüğü Labiate Gövde Genç bitki soyularak yenir Gıda
6. Rosa canina Kuşburnu Rosaceae Meyve Reçel yapılır. Gıda

7.

Allium sp. Sirmo Liliceae Gövdesi ve soğanı Ekmekle yenir. Gıda

 

Tablo 2: Kars ilinde ilaç olarak önerilen bitkilerden örnekler

Yöre no Latince adı Yerel adı Familyası Kullanılan kısım Kullanılma şekli Kullanılma amacı
1. Trifolium achroleucum At elması Leguminosae Tüm bitki Hayvanlara verilir. Hayvanların sütünü daha bol ve yağlı yapar.
1. Lepidium vesicarium Patpatık Cruciferae Tüm bitki Kaynatılıp suyu içilir. Böbrek ve ciğerleri temizler.
1. Thymus transcaucasica Yabani çay Labiate Tüm bitki Demlenir. İdrar yollarını açar, böbreklere iyi gelir.
1. Amaranthus retrosa Unluca Amaranthaceae Yaprak Kaynatılıp suyu içilir. Sarılığa iyi gelir.
2. Cerasus vulgaris Vişne sapı Rosaceae Meyve sapı Kaynatılıp suyu içilir. Böbrek taşı dökmeye yarar.
2. Zea mays Mısır püskülü Graminea Püskül kısmı Kaynatılıp suyu içilir. Böbrek taşı dökmeye yarar.
2.8. Heracleum pastinacifolium Kabalak Umbelliferae Yaprak Ağrıyan yere sarılır. Romatizmaya iyi gelir.
3. Malva neglecta Dolluk Malvaceae Yaprak Kaynatılıp suyu içilir. Böbrek hastalıkları ve idrar yollarının temizlenmesi için kullanılır.
3. juniperus oxycedrus Ardıç Cupressaceae Yaprak Kaynatılıp suyu içilir. Sarılığa iyi gelir.
3. Papaver orientalis Haşhaş tohumu Papaveraceae Tohum Soğanla birlikte kavrulur. ezilmiş vişne karıştırılır yemekten önce içilir. Kuru öksürüğe iyi gelir.
3. Lathyrus tuberosus Kuş konmaz Legüminosae Yaprak Yemek olarak pişirilir. Şekere iyi gelir.
3. Caltha palustris  & Malva neglecta Lilipar & Ebem kömeci Ranunculaceae &Malvaceae Çiçek ve yaprak İki bitki birlikte kaynatılıp suyu içilir. İltihap söker ve çocuğu olmayan kadınlara iyi gelir.
3. Anthemis sp. &           Urtica dioica Papatya ve Isırgan Compositae &    Urticaceae Papatyanın çiçeği ve ısırganın yaprağı İkisi beraber suyun rengi değişinceye kadar kaynatılır. Saçı güçlendirir ve dökülmesini önler.
3. Achillea schischkinii Sarıçiçek Compositae Yaprak Kaynatılarak suyu içilir. Şeker hastalığına iyi gelir.
4. Achillea schischkinii Hıpkesti Compositae Tüm bitki Kaynatılıp suyu içilir. Diş ağrılarını keser ayrıca diğer ağrılarda da ağrı kesici olarak kullanılır.
4. Cucurbita sp. Kabak sapı Cucurbitaceae Sap kısmı Sap yakılır külü hasta bölgeye sürülür kuruması beklenir. Dermoy (demiral) hastalığına iyi gelir.
4. Helichyrsum sp. Ölmez sarıçiçek Compositae Tüm bitki Kaynatılıp yıkanır. Sarılığa iyi gelir, bağırsağı temizler.

 

KARS'TA GELENEKSEL ÜRÜNLERİN KULLANIMI HAKKINDA BİLGİLER
İsmet Kızıltepe, Aydıngün Köyü, Çıldır

Arpaçay'ın Aydıngün Köyü'nden İsmet Kızıltepe ise Yer Gök Anadolu Derneği'nin bu projesi kapsamında destek alarak ektiği kavılca ve zeğreğin dünü, bugünü ve özellikleri hakkında bilgiler vererek şunları söyledi.
"Bizim dedelerimiz Kafkas Türküdür, Yani Kara Papak'tır. Orta Asya'nında Ahıska Türklerindeniz. Dedelilerimiz bu köyü 200 yıl önce kurmuşlar.O zamanlardan beride bu bitkiyi eker biçerlerdi. Ama son 2 0 yıldır unutuldu. Biz bu kavılcadan haşıl yapardık. Kaz pilavında bulgur olarak kullanırdık. Yarma dediğimiz bulgurun bir çeşidi gibi haşılda kullanılınca lezzeti doyumsuz olur. Biz bunu yirmi yıl öncesine kadar değirmenlerde kırdırırdık. Sonrada kadınlar el kalburlarıyla bunları eleyerek temizlerlerdi. Eğer o yıl ürün çok fazlası olsaydı kalanını da yapardık Ekmeklik çok güzel unu olurdu. Bunu da hamur işlerinde pişi, lokum, lalanga, erişte, mafiş yapımında kullanırdık. Ama bir başkada o zamanlar kavılcayı kırmızı buğday ununa katarak ekmek yaparlardı. Yani tamamen kavılca unu tek başına kullanılmazdı. Eskiden bizim buralarda beyaz un bulunmazdı. Çünkü kavılcanın yapışkanlık özeliği vardı. Bu çevre köylerin çoğu o dönemlerde bunu ekerlerdi. Niye kayboldu? Çünkü makarna, hazır bulgur, yarma çıktı ve bunlar daha kolay daha hazır. Baktım olmuyor bende iki yılda bir ekmeye başladım. O da sekiz ile on teneke ürün almaya başladım. İşte tesadüfünde geçen yıl yarmalık ayırtmıştım. Onuda yarma olarak kullanmadım ve tohum olarak kullanarak ektim. Selim Bayburt Köyünde benim akrabalarım var. Bizim köyde de her kes ekerdi. Artık eski değirmenlerde yok atık. Çünkü daha önceleri Malakan Değirmenleri vardı. Onlar bunu daha hassas döverlerdi. Ama şimdiki değirmenler bunu yarma yapıncaya kadar yarısını fosaya çıkartarak yapıyorlar. Değirmenden sonrada iş bitmiyor. Tekrar hanımlar bunu rüzgara karşı savuruyorlardı. Bundan sonrada yine hanımlar bunu kalbur ile pilavlık, çorbalık gibi bunları kısım kısım ayırtarak birde bizlerde değirmenlerin küçüğü bizde kikre dererdi bazı yerlerde de el değirmeni derdik. Taş yani elle çekilirdi. Birde kırmızım buğdayı kaynatırlardı. Isdahan denilen bir tekerlek bir betonun içerisinde çarkla döner onu karıştırarak kabuğunu sıyırırdı. Daha sonrada onu el değirmeninde çekerdik. Bunun yanında bir kısım insanlarımızda büyük bir taşın ortasını oyarak yuvalandırırlardı ve ağaç salgı dedikleri tokmaklarla sırası ile başı demir biri o taraftan biri bu taraftan köyümüzde döverek yaparlardı. Birde beyaz bulguru kaynatarak yaparlar.ama biz o kırmızı buğdayı kaynatmadan hafif suyla ıslatarak. Eğer kavılcayı kaynatırsanız onun bir özeliği kalmaz. Kavılcayı iki yıl bile saklarsanız asla bozulmaz ve aynı kalır. Ama asla rutubet olamamak kaydıyla. Ama bir olumsuz durum var kavılca pek verimli bir tahıl türü değil. Yani bire üç dört anca verir. Ama bunun yanında bir özelliği daha var vaktinde biçin yapmak gerek. Eğer tarlada fazla kurursa başak sapa ağırlık yapar ve dayandırmaz. Ve dökülür ve onu toparlayamazsınız. Ekin zamanımız ise kar kalktığı zaman toprağın nefes alması zamanında başlanır ekime .Ama gübre çıktıktan sonra tandırdaki ekmeğin kokusu gübre çıkınca da kalmadı artık. Sonra da bunlara karşıda bir özenti başladı çünkü zahmetsiz elde edildiği için bu kavılcayı unutturdu. Kavılcanın bir diğer özelliği ise her türlü iklimde sıcakta ve soğukta yetişmesidir. Yani burası kars en soğuk bölge ama İzmir'de de yetişebilir. Ama ziraattan aldığımız tohumlar için bunu söyleyemeyiz İklim şartlarına en dayanıklı arpadır, ondan sonra, buğday, kavılca, yulaf ve fiğ ve diğerleri gelir. Ama bizim burada kullandığımız tek kırmızı buğdaydır. Bizim bir Ardost'lu doktor var o her zaman sipariş verir kaz ile kavılca yarmasını.Ama bu günlerde biz Yer Gök Anadolu Derneğinin kavılcayı yeniden bizlere kazandırması çabası neticesinde kavılcaya karşı çevremizde bir özenti başladı. Zeyrekte susama benzer. Biz ve çevre köyler daha öncede ekerdik.Her ev zeyreği topladıktan sonra tüccarlar gelir ve kapı kapı dolaşarak satın alırlardı. Israr ederlerdi para dahi sorun olmadan. Ama son yıllarda ise artık tüccarlar zeyreği almayınca ekilende elde kalınca artık bizlerde ekmeği durdurduk. Onun içinde zeyrek unutuldu, 15 yıldan beride kimse ekmiyor. Bezir yağı her derde devadır. Öyleki biz traktör olmadan evvel koşum işinde camış beslerdik. Bu hayvanların daha sağlıklı olması için onları ayda iki defa yıkardık. Yıkadıktan sonrada onları bu zeyrekten çıkan bezir yağı ile yağlardık Böylece hayvanın derisinde bit olmazdı ve daha da gelişirdi.
Zeğreyi değirmenlerde öğütüp tohumundan yağ kanla kısımları da aynı şekilde hayvanlara yedirilirdi. Sapakları da çok yağlı olduğu için fayadalı idi. Ayrıca zeyreğin yağından çok güzel pişi, mafiş gibi hamur işleri ve patates kızartmasında kullanılırdı. Ama çok güçlü olduğu için kokusu da çok ağır olurdu. Bu nedenle tavanın altına kelle soğan koyarlardaki kokusunu alsın. Sağlık açısından mideye çok faydalıdır. Şimdiki sana yağları gibi değildi. Zeyereyi çekirdeksiz üzüm ile kırmızı buğdaya katarak kavururlardı ve çerez olarak yerlerdi. ''

Ek bilgi için : http://karsdogal.org/yemek-kueltuerue.html